24 Ağustos 2010 Salı

Elisha

Yüksek sesle çalan clup müzikleri, kendilerini müziğe kaptırmış dans eden genç kızlar,bardaklardan bir dikişte boşalan içkiler, kimsenin büyüyle uğraşmadığı bir ortam…Genç ölüm yiyen hafifçe gülümsedi bu ortama, bir Muggle barında. Genç adam oldukça rahattı.Kimse onu burada bulamaz, kimse ona saldıramaz –en azından büyüyle- ve istediği her kızı tavlayabilirdi.Muggle dünyasını seviyordu belki saydığı nedenlerden dolayı, belki de bu büyüden anlamaz değersiz mugglelar içinde kendini üstün hissettiğinden… Barmene dönüp eliyle boş bardağı işaret edip kendinden emin sesiyle “Aynısından” dedi.Arada sırada ceketindeki asasıyla belli etmeden ortamı kontrol ediyordu.O sırada bir kız onun yanına gelip barmenden içki istedi.Giderken de genç adama en seksi bakışını göndermeyi unutmadı. Genç adam ise göz devirip gülümsedi.İstese her kadın onun olabilirdi bu akşam.Köşeli ve hafif uzun yakışıklı yüzüyle, soğuk ve delici bakışlarıyla, kendinden emin duruşuyla, gizemli gümüşi gözleriyle ve damarından akan safkan kanıyla bu kadınları hayli hayli etkilerdi. Ortamın keyfini çıkarırken birden gerildiğini hissetti.Büyünün varlığını hissetmişti.Bir eli bardağını tutarken diğer eli ceketinin içindeki asasındaydı.Gözleri barı hızlıca taradı.Hızla düşünmeye başladı.Gelen kişinin seherbaz olma ihtimali oldukça düşüktü.Onlar muggle dünyasına gelseler bile gece kulüplerine gelmezlerdi.Ölüm yiyen olma ihtimali seherbaz olma ihtimalinden daha yüksekti.Ama onlar değersiz mugglelarla durmazlardı bir yerde.Ancak eğlenmek için gelebilirlerdi, aynı genç adam gibi.Gelen büyük ihtimalle büyücü veya cadıydı.Ama tedbiri elden bırakmıyordu genç adam.En sonunda onu geren kişiyi bulmuştu gözleri. Genç adam dans eden kalabalıktan sıyrılan kadını izlemeye başladı ve o anda nefesi göğsünde donup kaldı.Sandalyeye oturup kalabalığı izleyen bu kadın, gördüğü en seksi ve güzel kadındı.Giydiği kısacık kot şortu uzun biçimli güzel bacaklarını açıkta bırakıyordu.Yüksek topuklu ayakkabılarıyla genç adamın boylarındaydı.Genç kadının üstündeki ona çok yakışan geniş yakalı yarasa kollu yarı transparan beyaz tişörtünde göz gezdirdi genç adam.Dalgalı kahverengi saçları omuzlarından zarifçe dökülüyordu. Genç adam bu kadını istiyordu.Bacak bacak üstüne atmış büyük bir özgüvenle çevreyi izleyen bu seksi kadını istiyordu. Genç ölüm yiyenin bakışlarında genç kadın barmene dönüp içki istedi.Barmen bir an afalladıktan sonra içkiyi hazırlamaya başladı. Genç adam bardağındaki kalan içkiyi bir dikişte bitirip genç kadının yanına gitti.Karşısına oturdu ve bu seksi kadının yüzüne baktı.Hayal görmüş gibi şaşırdı.Kafasındaki tek şey, bu kadın onun olmalıydı.Bu peri kadar güzel kadının tadına bakmalıydı. Kadının oval ve pek uzun olmayan yüzünde mesafeli ve soğuk bakan yeşile çalan kahverengi gözleri nefesini kesmişti genç adamın. “Selam…” dedi genç adam hafifçe gülümseyerek.Genç kadın zarifçe ona döndü güzel dudaklarına küçücük bir gülümseme koyup “Selam…” dedi.Genç adam o dudakları öpmeyi düşünüyordu o sıra. “Böyle güzel cadının buralarda ne işi var?” Genç kadının gözleri şüpheyle kısıldı.Dudaklarına seksi bir gülümseme kondurdu bu sefer.Genç adam zekâsıyla parlayan gözlerine baktı kadının. “Senin gibi bir büyücünün burada ne işi var peki?” Genç adam gülümsedi.Ve bu kadını bırakmamaya karar verdi. Konuşmaya başladılar.Genç adam her saniye daha çok etkileniyordu ondan.Gizemli konuşmaları bakışları gülüşü her şeyiyle mükemmeldi bu kadın.En sonunda gecenin geç vaktinde genç adam bu gün şanslı olduğunu hissetti.Genç kadını evine bırakabilecekti.Aslında küçük cadı bilmeden kurdun kucağına düşmüştü.Büyüyle onu kendine âşık edebilirdi ve bu gece onun tadına bakabilirdi. Şimdi geceyi aydınlatan ayın ışığında sokaklarda yürüyorlardı.Genç adam hayret etmişti.Mugglelarla yaşayan bir cadı…Adını söylemeyen bir kadın…Ancak güzelliği ondaki tüm garipliği götürüyordu.Tenha ve dar sokaklara girdiler.Genç kadın hızla yürüyordu belli ki korkmuştu.Etrafta tek bir canlıya rastlamamışlardı sanki her şey ölmüştü.Bir ay ve iki yanlarını saran duvarlar vardı onlara eşlik eden. Genç adam bir anlık dürtüyle genç kadını duvara yapıştırdı ve ölüm yiyenlere has bir kötülükle ve art niyetlilikle gülümsedi.Genç kadın şaşırdı ilk başta daha sonra korkuyla genç adama bakakaldı.Genç adam yavaşça genç kadının kotunun cebindeki incecik asayı alıp incelemeye başladı bir eliyle.Diğer eliyle ise asasını çıkarıp kadına doğrulttu.Kaşlarını hafifçe kaldırarak kadına baktı. “Asan çok güzelmiş tatlım.” Genç kadın tereddütle gülümseyip “Teşekkürler…” dedi.Genç adam genç kadının saflığına içten içe güldü.Elindeki ince asayı diğer duvara attı.Daha sonra genç kadına dönüp asasını genç kadının başına koydu.Genç kadın başına doğrultulmuş asa ile ona bakıyor ve korkuyordu.Genç adam kulağına eğilip fısıldadı. “Biraz sonra bana deli gibi âşık olacaksın güzelim ve çok güzel bir gece geçireceğiz.” Derin bir iç çekip bakışlarını genç kadının gözlerine dikti. “Ne yapacaksın?Kaçacak mısın? Bağıracak mısın?” Genç kadın adamın lafını bitirmesiyle başka bir kişi oldu. “Aslında ben şunu yapacaktım…” Genç adam ona kaşını kaldırarak baktı ve o anda midesine genç kadının güçlü asi yumruğunu yedi. Genç kadından uzaklaşıp ona baktı.Genç kadının gözleri zevkle kısılmış dudaklarında seksi bir gülümseme vardı.Kendinden emin ve sanki rüzgârda uçarmışçasına genç adama doğru ilerledi genç kadın. Genç adam kendini toparlayamadan yine o yumruklardan bir tanesi yüzüne geldi ve kendini diğer duvarda buldu.Genç kadın hızla ona ilerleyip tekme attı.Tekmenin gücüyle yere yapışan genç adam bir an sonra boğazında yüksek topuklunun tabanını hisseti.Büyü yapmaya girişti ama o tekme yumrukların arasında karşındaki genç kadın asasını almıştı.Ağzındaki kana yere tükürdü ve genç kadına dönüp tısladı. “Seherbaz…” Genç kadın hafifçe güldü ve adamın kolunu açıp dövmeye baktı. “Ölüm yiyen…Ne büyük bir sürpriz…” Genç adam hafifçe sırıttı genç kadının ona eğilmesiyle. “Çok dikkatsizsin Roy! Genç ve salaksın!Ama bu kadar olabileceğini düşünmemiştim." Genç adam sesinin çıktığı kadar “Aslında tatlım güzelliğinden dikkatim dağılmıştı.” dedi. Genç kadın fısıldadı. “İşte bu yüzden salaksın!”Ayağa kalkıp vücudunu felç ettiği genç adama baktı.Asasını sallamadan önce gülümsedi. “Bu arada ismim Elisha Pierce…Azkaban’da sayıklarsın! Sersemlet!” Genç adam o anda bayıldı.Genç ve güzel kadın onu boynundan tutup buharlaştı.Tenha sokakta aya eşlik eden duvarların tek duyabildiği hafif POP sesi oldu.

0 yorum:

Yorum Gönder