Bunca zaman sonra neden yazmak istedim bilmiyorum. Galiba kuruyan bordo ojelerden dolayı... Aslında kocaman bir yalan söylüyorum... Maskem zaten yalanlarla kaplı. Bir mesaj bekliyorum... Hani özel günlerde yazılanlardan...
Gelmedi... Gelecek mi diye 10 dakika daha bekleyeceğim galiba... Gelmezse... Bedenimin ısıtacağı yatağımın içine girip sabaha kadar ağlayacağım... Tik tak...
"Ağladım delice... Elimde boş bir şişe..."
Ne güzel bir şarkı değil mi? Normalde çok Türkçe şarkı dinlemem. Ama bir kişinin isteği üzerine dinledim... Güzel bir şarkı... Anlamlı ve damardan...
Tik tak...
Temmuz ve Ağustos aylarında o kadar doğum günü olması yetmediği gibi bir de üzerine Eylül ayındakiler eklendi.
Şükürler olsun Başak burçlarından o kadar nefret etmiyorum... Aslan burçları... Oh tanrım.
Tik tak...
Zaman geçtikçe her saniye gözlerinizde biriken yaşları geri gönderemezsiniz. Birikirler... Birikirler... Sonunda yanağınızdan akıp giderler. Belki dudaklarınız o tuzlu suyu tadar...
Ya göndermezse....
Ya aldığım karara karşı koyabileceğim tek bir umut bile yoksa...
Ağlamaktan başka bir şey kalır mı elimde?
Hem ağlamak bedava...
Tik tak...
Bir dakika kaldı... Kalbinizdeki kocaman bir parça atmak için bir dakika... Acır mı? Acır herhalde. Yakar... Bir süre sonra nefes alamazsınız...
Ben bu acıdan kaçmak için bir yol buldum... İlaç içmek... Sakinleştirici...
Ops... Zaman dolmuş ve elde hiç bir mesaj yok... Bitti mi o zaman?
Galiba bitti...
